Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

4 Kasım 2014 Salı

ellla


sesimizde şiddetli günah fırtınası var
yürümeyelim bir yere sığınıp öyle konuşalım ellla
çokça bilinmeyen gizli bir sır mesafesi duralım burada
hatta her söze her işe Yaradanın adıyla başlayıp
günü günahkar bitirmemizin nasıl bir çelişki olduğunu arayalım
yürümeyelim bir yere sığınıp öyle konuşalım ellla
bizi aşkla seven bir güz çiçeğini
kalbimizden söküp atmanın fenalığını taşımak nasıl bir şeydi anlayalım
oysa arayınca içinde ne eksik bir şey bulabiliyorduk hayatın
ne de yüz derecede kaynamaması mümkün değildi aşkın gözyaşının
yürümeyelim bir yere sığınıp öyle konuşalım ellla
başkalarının kalbindeki coğrafyalarda
kendi coğrafyamızdan bir güz çiçeği bulma umudu yorar bizi
canımızı alma vaktine benziyor bu arayış vakti
insaf et yürümeyelim mümkünse sığınmayalım bir yere
senin şalın yok benim kasketim üşüyerek ölmek ayrı bir eziyet
mevzuu burada bitsin boş konuşmayalım
içinizdeki eksiklik belki de bir başkasını tamamlıyordur nereden bileceğiz
hiç olacağımız bir yere gidelim ellla
ahmet arık