Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat
O Güzel Atlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
O Güzel Atlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2014 Cuma

kukla sahnesi


"Bana sorarsan, dünya aşağı yukarı bir kukla sahnesidir bence. Ama insan perdenin arkasına bakıp kuklacının da ellerinden ayaklarından yukarıya doğru yükselen iplerle bağlı olduğunu görünce, kuklacının iplerinin de başka bir kuklacının ellerinde olduğunu, o kuklacının iplerini de daha yukarıda olan başka bir kuklacının çektiğini, her kuklacıdan bir üstteki kuklacıya uzanan sonsuz bir kuklacılar zincirinin varolduğunu anlıyor. Kökenleri sonsuzlukta olan bu iplerin, birçok değerli insanın yaşamına kanla ve cinnetle son veren sahne oyunlarında kullanıldığını çok gördüm ben hayatımda. Ülkelerin kana ve ateşe boğulmasında da."
Cormac McCarty/O Güzel Atlar, syf.245

14 Ekim 2014 Salı

O Güzel Atlar


Arkasında başıboş  iki atla birlikte yoluna devam etti John Grady. Onlar yaklaştıkça yolların üstündeki su birikintilerinden kuşlar havalanıyor, güneş batı göklerini saran katran rengi kalın bulut katmanlarının arasında alçaldıkça havayı saran kızıllık artıyor, bu kızıllık dağlarla bulutlar arasında görünen gökyüzü şeridinde  suya karışan kan gibi yayılıyor, yağmurla yıkanmış çöl altın  rengini alırken  bayırların ve Meksika'nın güneyine doğru uzanan sıradağların sarp kayalıklardan oluşan doğu yamaçları siyah çini mürekkebiyle boyanmış gibi kararıyordu. Gün batımıyla birlikte küçük çöl tilkileri ortaya çıkmaya başlamışlardı. Sellerin sürükleyip  dağlardan bu taşkın ovasına indirdiği taş yığıntılarının önünde sessizce oturmuşlar, imparatorluklarını seyreden krallar gibi gecenin gelişini izliyorlardı. Akasyalardan guguk kuşlarının sesleri geliyor, her şeyin üstüne gece iniyordu. Bu durgunluğun  ve dinginliğin içinde yalnızca atların soluk alışları  ve toynaklarının taşlar üstünde çıakrdıkları sesler duyuluyordu. Redbo'nun başını kutup yıldızına çevirip yoluna devam etti John Grady. Gece oldu, ay doğdu, onlar hâlâ yol alıyorlardı ıssız ovada. Çevrelerinde çakallar uluyor, geride bıraktıkları güney bozkırlarındaki arkadaşlarının çağrılarına yanıt veriyorlardı."

Cormac McCarty/ O Güzel Atlar, Syf.307