Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

17 Şubat 2019 Pazar

Kendime



Kimseye karıştım mı? hiç karışmadım
Bu ki bana tuhaf sayılmadı
Gözleyip sordum mu hiç? hayır sormadım
Bu ki bana yalan sayılmadı
Acımak isim miydi? hayır
Bir evden olmak kötü müydü? hayır
Zamana zamanla bakmak ne idi ki
Baktım

Tarlayı tarlayla ölçtüm
Meyvayı meyvayla ölçtüm
Denizi denizle ölçtüm
Göğü gökle ölçtüm
Zaten insanı insanla ölçtüm ki
Buruk bir tat mı duydum
Ve duydum
Her şey ki bir yorumdu, sonuç değildi
Sonuç ki zaten yoktu

Sen ki kim
Beni bütün bırakma.

Edip Cansever


6 Şubat 2019 Çarşamba

yakınperest


"Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra."
                                                                                                  J.D.Salinger
I.Perde

ten mülkümün zen bölgesine kurulan ülkenin sessiz kralıyım
ne biriken iş emirleri
ne tükenmek nedir bilmeyen viktoryen değer baskısı
huzur,
kuşluk vakti saçlarımı okşayan hatıratın
yakaza hâlidir

II.Perde

ten mülkümün zen bölgesine kurulan ülkenin sessiz kralıyım
ne gelecekten çalan kırmızı alarm zilleri
ne de zihnimi hiç terketmeyen düş vızıltısı
mazi,
otağıma kurulan 'uzak/yakın' dan başkası değildir

III.Perde

zen bölgesine kurduğum ülkenin sessiz kralıyım
iyiyim
A’dan Z’ye kendime yürüyorum
pişman değilim
mutluyum
aynalarla sevişmekten.

fy

26 Ocak 2019 Cumartesi

Sarmâşık


“Her erkeğin kaburgasında bir kadın uyur”
                                             İma C. Çelik

takvimler giz burcunu gösteriyordu
ve biz yengeç dansıyla fenâ hâlde gerilmiş
albızın penceresinden gayya kuyusuna bakıyorduk 
zifire, 
cehennemin geri dönülmez en dip tabakasına

aslında senin için hemen oracıkta avlanmaya hazır
marallar geçiyordu gözümün bebeğinden
fakat ağzında uzadıkça uzayan kızıl mâr
âh! 
ürktüğümü görmüyordun o şeytanımsı kırbacından

hayır inkâr etmiyorum
beni felç eden korkuların varlığı muhakkaktı
evet, üstü örtük şüphelerim olduğu gibi kökü açık yaralarım da vardı
örneğin kuşku tarihseldir diyordum, içine kurt düşüreni unutmaz
ve şurası ezeli gerçekti ki: 
masumiyetin kemik bütünlüğü bir kez bozulunca
hiçbir sargıyla iyileşmiyordu soyut kırıklar

yanılıyorsam lütfen düzelt
çılgınlığın ötesinde zaman mı bize çok uydu
yoksa biz mi zamanın dışına savrulduk derken
şimdi aynaya bakmalı diye seslendi şaman
düştük 
bir yanımız budin, belgrad
diğer yanımızda malaga
ne gökçe soyunduk limitin sonsuz hallerinden

o ân inandım ki
senin yüzünün gerçekliğine ateşi yudumlamanın rengi verilmiştir, 
benim yarılan göğsümün karartma gecelerine dört büyük anâsır

vur neşteri giz, vur ve inan
âdemin oğullarınca işlenmiş her günâhta 
                            lilithin kızlarından izler bulunur

h@nna m.

18 Ocak 2019 Cuma

yüzünün gerçekliğini yudumlamanın rengi


"Ey aşk, sen eski bir gizimsin
yaşlılığım, görüşüm, yardımcım,
etrafımı saransın, gözyaşım, işkencem
çirkinliğim, farklılığım, uğraşım

Ey aşk, sen bedenimin gizisin" 


15 Ocak 2019 Salı

Yakın Temas


"gözlerinin kitabını aç
yaşam öyküsünü okuyayım kirpiklerinden"

Hasan Necmi, Çağdaş Arap Aşk Şiirleri Antolojisi, syf.74
Çeviri:Metin Fındıkçı

1 Aralık 2018 Cumartesi

bize ait olanları anımsamakla geçmeyen kış uykusuzluğu...


"Bulabilseydik keşke, saf, sınırlı, dar, 
İnsani, ırmak ve kıyılar arasında
Bize ait verimli bir toprak parçası
Çünkü aşmakta bizi kendi kalbimiz
Çünkü bakamıyoruz kalbimizi yatıştıran görüntülere, daha ötesi
kendi sınırlarını bulmuş, Tanrısal gövdelere"

Rainer Maria Rilke
Duino Ağıtları-İkinci Ağıt