Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

24 Eylül 2019 Salı

incelen zamanlar ekspresi...


sözün harfi bağışlamadığı yerden geldim
sabır telkin eden ayaklarımı unutup
taşın ve suyun uzağına geldim
oysa erkenmiş daha
ceplerimi sökerek ayrıldığım kendimden
ne kadar uzak düşsem
çeşmeler yine susacakmış yüzüme
geç oldu ama bunu da bildim:
yarıldı aklımın serinliği
herkes bir nehrin dalgınlığıyla baktı bana
ben ey paslı sözlerin sahibi
onca zaman sonra
herkesin yalanın saçlarını okşadığı yere geldim

Kemal Varol


13 Eylül 2019 Cuma

kendime küstüm


Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak



Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak -
sabahtan akşama dek, uykusuz,
sağır, eski bir pişmanlık
ya da anlamsız bir ayıp gibi
ardını bırakmayan bu ölüm.
Bir boş söz, bir kesik çığlık,
bir sessizlik olacak gözlerin:
Böyle görünür her sabah
yalnız senin üzerinde
kıvrımlar yansıtırken aynada.
Hangi gün, ey sevgili umut,
bizler de öğreneceğiz senin
yaşam olduğunu, hiçlik olduğunu.

Herkese bir bakışı var ölümün.
Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak.
Bir ayıba son verir gibi olacak,
belirmesini görür gibi
aynada ölü bir yüzün,
dinler gibi dudakları kapalı bir ağzı.
O derin burgaca ineceğiz sessizce.

Cesare Pavese
Çeviri: Cevat Çapan

2 Eylül 2019 Pazartesi

gecenin beyaz, bembeyaz halleri...



"iki yarım hayat bir bütün aşk
ipek böceği kıvamında, lekesiz
beyaz
bembeyaz

söyle:
bizim leylâ’dan ve kays’tan ne farkımız var"

h@nna m.





20 Haziran 2019 Perşembe

son gönül hikâyesi...


"bazı sevdalar vardır; 
onlar mukaddes bir şehrin rumi tarihinde gizlidir, 
eskimezler...

yüzün balat sokağı kadar güzel,
mî'marîsi hiç değişmeyen" 

fy



15 Haziran 2019 Cumartesi

sondeyişe ramak kala...



GÜZEL

Güzel,
             gövden sürgünlüğümdür benim
(O kırçıl ot, sevgili keten)
Orda gök, güneşler, tarih
Tütünü saçlarının ve boynunun
Orda ağzının soluk atlası
             Bütün coğrafya

Ben ki bir batığım, bitik, hurda
Boynu bükük zeytini yüzyılımızın
Anısı bir ormanın,
                            süt dişlerinde.

Sunu

Nerde olursan ol, orayı anlatır bana
Güzel,
             gövdenin durgun, derin ırmağı.

İlhan Berk, Toplu Şiirler, sayfa: 953


2 Haziran 2019 Pazar

gülleri ve aşkları anımsamanın rengi...




"Ben ki yatağından tedirgin bir suyum
Belli ki aşka ve ölüme çalışıyorum."


AŞKLAR AŞKLAR İÇİNDE, XI

İYİ GÜL

1

Gözlerini düşündüm
Gözlerini gözlerini gözlerini


2

Gördüm oradaydı hep iyi gül
(Aşkın eğdiği)


3
Ordaydı sonra orada
Gördüm gök bahtiyar


4
Böyle gittim geldim gözlerinin gel-gitinde
Kuruttum böyle bir uzak rüzgârda kendimi


İlhan Berk, Toplu Şiirler, Syf.923

30 Mayıs 2019 Perşembe

Paris düşlerini anımsamanın rengi...


ÖZLEYİŞ


Gülüşümü ıslattım —kar yağdı bütün gün—
Daha yağsın
Kar yağsın bütün otellerin üstüne
Üstüne üstüne bütün otellerin
Kar yağsın
Lacivert gözlerine Seniha'nın

Hiç bitmesin, yağsın
Karla dolsun göğsünün katedrali
Avluya düşen org uyansın

Özlemim sanadır, varsın
Kar yağsın, daha yağsın
Seni andırıncaya kadar.

Edip Cansever


25 Mayıs 2019 Cumartesi

bir hikâyenin başlangıcı ve sonu yoktur...


BİTMEYEN

Ve ağzım ağzını öptü ise
Çünkü için sözle doludur

Elim eline değdi ise
Çünkü elin yaratılmış işler doğurur
Gözlerine baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir denizi sezme derinliğindedir
Ve saçlarına
Ve boynuna
Ve omuzlarına
Baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir kuşun uçuşunu
Sezme derinliğindedir

Ey sözlerim benim
Onlar ki bana her zaman
Bir diriliş verenedir

Meselem bitmeyendedir.

Edip Cansever

22 Mayıs 2019 Çarşamba

çocuklara kıymayın efendiler*


İhsan Baran Geldi dokuz yaşında bir çocuktu. İstanbul'da Eyüpsultan İslambey Mahallesinde yaşıyordu. Dün oyun oynadığı inşaat alanında düştüğü çukurdan uzun uğraşlardan sonra yaralı kurtarıldı ama talihsiz çocuk kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 

Bir zamanlar şöyle bir söz duymuştum. "Türkiye'de insanlar tesadüfen yaşar, Avrupa'da insanlar tesadüfen ölür."  

Üzülmemek, kahrolmamak, gözlerin buğulanmasını, sesin çatallanmasını engelleyebilmek elde değil. Bugün Baran, yarın kimbilir hangi çocuk ya da geçmiş zamanlardan birinde şurada "zamanın suç ortağı" başlığını verdiğim, böylesi bir kayıptan esinlenip kurgulayarak yazmaya çalıştığım ayakkabı boyacısı küçük Murat.  https://mabelard.blogspot.com/2016/10/zamann-suc-ortag.html

Klişeleri sevmem ancak Baran'ın vefat haberine üzülmekten aklıma ilk geleni yazmaktan başka çarem yok. Günlük köşe yazılarını "Ne zaman adam oluruz" sorusuyla bitirirdi gazeteci Fatih Altaylı.

Çok yazmaya da, konuşmaya da mecalim yok. Ben de Altaylı'nın yazdığı gibi bitireyim.

Ne zaman adam oluruz?

fy

*bulutlar adam öldürmesin/Nâzım Hikmet