Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

27 Mart 2019 Çarşamba

yeni evli hanımla karşılaşma



boynunu öpsem
bir atkestanesi çatlar
gittikçe büyür yangın
yeni kuleler uyanır
bir deniz
daha büyük denizleri çağırır.

gözlerine baksam
bir akşamsefası kapanır
geçip gidersin
bacaklarında menekşe çürükleri
derinin altında mavi asmalar.

geri dönmek isteyen yağmursun sen.

akşam olur
göğün zilini çalar kırlangıç kuşları
geçer zaman
bir gezgin satıcı gibi tedirgin
bir gece kovanı gibi
yakar ışıklarını şehir
söner çocuk sesleri sokakta
koşarsın
yeni takılmış küpeler gibi sevinçli
her evin altında
bir leylak mezarlığı yatar
kapılarında felaketin gizli adları.

gece solur üstünde
soğan kokuları, salgılarla
ağzında başkasının sözleri
kanar karnında
bin yılın magazini
altın bilezikler, dualar
bir böğürtlen durmadan kanar
basılmış zambak soğanları gibi
uyurken memelerin.

dinlenmenin yurdusun sen.

sen
hazır hayatlar bakan kendine
kesilmiş saçlarında sarı kılıçlar
artık başkası için taradığın
deterjan, ay kokuları arasında
çığlıklar, çaylar, pastalar
bir öğle sonrası
nişasta tadıyla yayılırken ölüm
nedir artan
burçlardan, fesleğenlerden
yaz geceleri
balkonlardan dağılan
sofra seslerinden
bir süpermarket telaşıyla
geçerken günler
reçellerden, gözyaşlarından?

kendini ele veren sonsuzluksun sen
yosunları unutan balıksın
terlediğim yabanarıları.

Erdal Alova, 
Alova, İş Bankası Kültür Yayınları, Syf. 210

16 Mart 2019 Cumartesi

anımsanmanın binbir çeşit tonları...


"sevgilim
sana bu mektubu
kıskanç bir kedinin pençeleriyle yazıyorum
yüzünü tırmalamakla
dizlerine kapanıp ağlamak arasında
gidip geliyor aklım"

Leyla Onomay

13 Mart 2019 Çarşamba

5 Mart 2019 Salı

duru mevsimin külleri



"Bocalıyordum.

Gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiçbir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum.

Dedim ya işte, bocalıyorum.

Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

Cahit Zarifoğlu, Yaşamak, Syf.168

17 Şubat 2019 Pazar

Kendime



Kimseye karıştım mı? hiç karışmadım
Bu ki bana tuhaf sayılmadı
Gözleyip sordum mu hiç? hayır sormadım
Bu ki bana yalan sayılmadı
Acımak isim miydi? hayır
Bir evden olmak kötü müydü? hayır
Zamana zamanla bakmak ne idi ki
Baktım

Tarlayı tarlayla ölçtüm
Meyvayı meyvayla ölçtüm
Denizi denizle ölçtüm
Göğü gökle ölçtüm
Zaten insanı insanla ölçtüm ki
Buruk bir tat mı duydum
Ve duydum
Her şey ki bir yorumdu, sonuç değildi
Sonuç ki zaten yoktu

Sen ki kim
Beni bütün bırakma.

Edip Cansever


6 Şubat 2019 Çarşamba

yakınperest


"Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra."
                                                                                                  J.D.Salinger
I.Perde

ten mülkümün zen bölgesine kurulan ülkenin sessiz kralıyım
ne biriken iş emirleri
ne tükenmek nedir bilmeyen viktoryen değer baskısı
huzur,
kuşluk vakti saçlarımı okşayan hatıratın
yakaza hâlidir

II.Perde

ten mülkümün zen bölgesine kurulan ülkenin sessiz kralıyım
ne gelecekten çalan kırmızı alarm zilleri
ne de zihnimi hiç terketmeyen düş vızıltısı
mazi,
otağıma kurulan 'uzak/yakın' dan başkası değildir

III.Perde

zen bölgesine kurduğum ülkenin sessiz kralıyım
iyiyim
A’dan Z’ye kendime yürüyorum
pişman değilim
mutluyum
aynalarla sevişmekten.

fy