"İngiltere'nin kuzeyindeki ırak ve yabani
topraklarda yaşayan Mardale köylüleri gibi Lightburn ailesi de geleneklerine
sıkı sıkıya bağlıdır. Bu sakin ve rutin köy yaşamı, baraj projesi için
görevlendirilen Jack Liggett'ın aniden bölgeye gelmesiyle altüst olur.
Yapılacak olan baraj Mardale'i sular altında bırakacaktır. Mardale boşaltılacak
ve bölge insanının yaşamı onarılmaz yaralar alarak bambaşka bir kimliğe
bürünecektir. Baraj projesiyle yolları kesişen Jack Liggett'la Janet
Lightburnise kendilerini imkânsız ve tutkulu bir aşkın içinde bulacaklardır.
Sarah Hall, Commonwealth Writers, En İyi İlk Roman Ödülü'nü aldığı "Suda
Kalan"da, birçok ödül almış diğer romanlarında olduğu gibi ekolojik
sorunları, kaderlerine baştan razı olmuş kırsal bölge insanlarının yaşamak
zorunda bırakıldıkları acımasız değişimleri, tutuculuğu, kadınların gücünü ve
gösterdikleri iradeyi yaratıcı kurgusuyla aktarıyor. Suda Kalan, İngiltere'de
unutulmuş olan köy hayatını yetenekli bir yazarın kalemiyle hatırlatıyor."
"Yeni bir zirveye ulaşmayı başarınca, yeni bir sırtı aşınca, şehirde elinden kaptırdığı özgürlüğe, o maceracılığa ve girişimci ruha yeniden kavuştuğunu düşünüyordu. Dağların tepesindeki rüzgâr ve yağmurlar tarafından aşındırılan taş yığınlarını, bırakıp geldiği aşağıdaki dünyayı seyrederken, soluğunu tutup, ağzına attığı naneli çikolata parçalarının ağzını serinlettiğini hissetmesi... Onun için mutluluk ve huzur buydu işte." (syf.95)
Bu satırları okuduğumda orada olmak istedim. Yüksekte... Zirvede kollarımı iki yana açmış, yüzümde rüzgârın dudaklarını doyasıya hissetmeyi. Bir uçurumun kenarına kadar koşup, ağzımda birkaç tane naneli çikolata eritmeyi. Sonra yamaç paraşütüyle bir kuş gibi süzülürken mutluluk ve huzuru duyumsamayı.
Şefika Kamcez'in mükemmel çevirisiyle... Sarah Hall, mutlaka okunmalı.
fy