Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat
Bergüzar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bergüzar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2014 Çarşamba

aşkovan


dünya senin gözlerinde cem eylerken
zaman düş yapraklı bir masala yolculuk değil miydi?
kimliğini yitirmiş bergüzardan
geriye kalan ayazda yürümekse: düpedüz çılgınlık

doğrusu
mağrur, dingin bir akreple kuşların izindeydik
ve nerde durduğumuzun/duracağımızın hiçbir önemi yoktu
kanatsız, 
toz pembe uçuyorduk besbelli
uçuyorduk yorulmaksızın

farzedelim ki yaşam ak dudaklı köprü
keyif, irmikten yapılmış
                            gülce
                            bir kapı
zaman:
şefkatin camdan vahasında bulduğumuz gönençti.
zaman, avuçlarımızdan kayıp giden baharın
küllerini savurduğumuz, aşkovan
fildişi bir boşluk

düştük…

ben
yüzüne doğan umayla geçtim içinden
sen
külhani bir seyyahın kalbinden

Fatih Yavuz Çiçek 

3 Mart 2014 Pazartesi

Smara


-aynı cümlenin içinde, seninle gülmek zor-

bak  uyarmadın deme hatırlatırım
sonumuz felâket kış;
sonumuz, düş ağrısından küçük bir kıyamet

ufukta incelikten kaçış görünüyor, ufukta nihavend rüzgâr
bu gidişle sesinde gülbahar sevinci çok sürmez biter
yüzünde limon küfü yalnızlık buğusu
“kanayan akrep kuyrukları* gururdan bize miras kalır

direnmeyi bırak
şimdi tutunmayı denemek lâzım bir sarmâşığa
hem belki böylece uzayıp gider
hayatın boşluktan kurtulan anlamı
belki de kızarmadan çatlar dilimizdeki nar
ve ayyıldızlı bayrak gibi kalbimizde süzülür
hüznün gönderine çektiğimiz o güzel’im bergüzar

eskilerden duymuşumdur
soğudukça buz çiçeklerine dönüşürken acı
insan her ayrılıkta en başa,
içindeki çocuğun mavisine döner
ve söğüt gölgesinde
bir ikindi uykusundan uyanır gibi şaşkın
aynalara fısıldar:

-akrebin adaleti var mıydı ki smara?

-ah! akrebin adaleti yalnızca kendine

Fatih Yavuz Çiçek


*Geriye Söz Kalır: Metin Güven
*smara: Sankristçe anı, hatıra ve aşk