Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

2 Haziran 2015 Salı

Ağrı Bilimine Giriş Dersleri-I



“kul olayım kalem tutan ellere,
kâtip arzuhâlim yaz yâre böyle”
                      Pir Sultan Abdal

dilsiz bir duvar gibi
sessizliğe karıştığıma bakma ey azize
susmak, aşkın ateşle ölçüldüğü kurbet ilmidir
gölgemizde nicedir serinleyen bir dildâr var ki
nâlândır
yarasını kutsî bilir, konuşamam

biliyorum
şimdi hangi göğün diliyle bu kutsiyeti anlatsam
                                   derman kâr eylemez
susmasam aşk incinir
konuşsam,
bir sürmene bıçağı 
          akrebin zehrini herkesten evvel kuşanır

sevgili giz’im;
bakınız size, içinizde kanayan hadekaya
fesleğenden sargılar sarabilirim
ne de olsa en iyi bildiğimiz meslektir
                                  taş üstüne taş koymak
kalbinize mardin taşından bir ıhlamur kasrı
isteyin, vallâhî sıfırdan inşa edip kurabilirim

hani demiştiniz ki:
-susmak: derin bir uçurumda zamanı yontmaktır,
tutkuyu eskitir
fakat sen; yine de anlat
her şeyi göze alıp dinlerim ben

/peki…/

dilsiz bir duvar gibi
sessizliğe karıştığıma bakma ey azize

“dünyaya tortular tabakalar yarlar gerektir*
içerde çok yanmışa dışarıda karlar gerektir”

işte bu, budur bizim arzuhâlimiz

Fatih Yavuz Çiçek


*Birhan Keskin

4 yorum:

Dilekçe dedi ki...

Susmasam aşk incinir... Çok güzel...

mabelard dedi ki...

"susmakta bir şivedir" der başka bir şair. Teşekkürler. Selamlar.

Dilekçe dedi ki...

Blogunuzdan eli boş ayrılmıyorum hiç.. Yine çok güzel iki daha mısra kaldı bana eşsiz..

mabelard dedi ki...

"Şiir yazanın değil ona ihtiyacı olanındır"

İyilikle kalın.