Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

10 Ekim 2015 Cumartesi

Mutsuzluğun Külleri

 

"Kim bilebilirdi artık
Yüreklerden kaçan o üzgün
         güvercinin
İnanç olduğunu..."

Furuğ Ferruhzad

"Soğumuyor mutsuzluğun külleri. Ruhum taşlanmayı bekleyen bir ağacın gövdesinde çiçek açmak istiyor, gitmeliyim" dedi kadın.

Adam elini uzattı. Kadın sessiz bir nehir gibi sakin, kıpırdamadan bekledi. Tepkisizdi. Eli havada kalan adam bir ân için ellerini nereye koyacağını bilemedi. Sağa sola baktı bir süre. İdam mangasının karşısına gözleri bağlanmadan çıkarılmış bir tutsak gibi tedirgindi. Sonra birdenbire yere eğilip kışın habercisi vargit çiçeklerinden bir dal kopardı. Kadına baktı. 

"Gitmek, terkedilmiş yüreğin tenhâsında ateşle buzu yanyana koymaktır. Derdin bir yanıma İbrahim için yakılan ateşi, diğer yanıma kutupların buzul çağını koymak mıdır, bilemem. Evet, giden her zaman iz bırakarak gider gitmesine de, fakat gideni kim gül gibi saklar, kim uzak tutar içindeki recm ateşinden" dedi."

Kadın arkasını dönüp yürümeye başladı. Birkaç adım attıktan sonra unuttuğu bir şey varmışcasına  durdu. Savrulan saçlarını düzelterek yüzünü çevirdi ve olduğu yerde bir sfenks heykeli gibi hareketsiz duran adama: "İnanç... Yalnızca inanç, güven, sadakat" dedi. 

fy

1 yorum:

Aze dedi ki...

Çok iyi anlatılmış bir sahne...