Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

6 Şubat 2015 Cuma

Romanov Komplosu


Kuzey komşumuz Rusya'da Çarlık döneminde hüküm süren Romanov Hanedanının son Çarı II.Nikolay'ın ve ailesinin yaşadığı dram tarihçiler arasında yıllardır konuşulur tartışılır.

Bolşeviklerin Rusya'da iktidara gelmesinden sonra; sürgüne gönderildiği Urallar'da, Yekaterinburg Şehrinde eşi Aleksandra, kızları Olga, Tatiana, Maria, Anastasia ve Romanav Hanedanın veliahtı, oğulları Alexey ile birlikte zorunlu ikamet ettikleri evin bodrumunda kurşuna dizilerek öldürülen Romanovların mezarları uzun yıllar bulunamamış, 1918 yılında gerçekleştirilen yargısız infazın ardından Rus Halkı yıllar boyunca Romanovların küçük kızı Anastasia'nın ona acıyan görevliler tarafından kaçırıldığına ve yaşadığına inanmıştır.

1920 yılında Almanya/Berlin'de kendisini bir su kanalına atarak intihar etmeye çalışan fakat kurtarılarak akıl hastanesine yatırılan Anna Anderson isimli kadının Rus Çarı II.Nikolay'ın kızı Anastasia olduğunu iddia etmesiyle birlikte Romanovların hikâyesi Batı'ya taşınır ve konu film yapımcılarının, edebiyatçıların da ilgi alanına girer. Nitekim Romanovların hikâyesinden etkilenen Rus Yönetmen Anatole Litvak 1956 yılında başrollerini İngrid Bergman ve Yull Brynner'in oynadığı "Anastasia" filmini çeker.

İrlandalı Yazar Glenn Meade'nin kitabı Romanov Komplosu'da aynı konuyu farklı bir biçemle, tarihi gerçeklerin arasına ustaca yerleştirdiği karakterle kurgulayarak ortaya soluk soluğa okunacak bir polisiye-gerilim romanı çıkarmış.

Kitabın kalınlığı kimsenin gözünü korkutmasın. Çünkü yazar sürekli diri tuttuğu okurun merak duygusunu son sayfaya kadar taşıyor ve bu süreçte kendinizi 1918 Bolşevik Devrimin gerçekleştirildiği, Lenin'in iktidarı ele geçirdiği Rusya'da heyecanlı bir maceranın/gerilimin içinde buluyorsunuz. 

Kitaba başlarken okuduğum bir cümle var.  "Her öykü kendi âşığını bulur" diyor yazar. Sonra şöyle devam ediyor: 

"Bu öyküye İrlanda'nın kuzeydoğu kıyısında, görkemli Mourne Dağları'nın ırak gölgesine sığınmış Collon köyünü ziyaret ettiğimde âşık oldum. 

Harika vitraylarıyla 1813'ten kalma Prestebiryen Kilisesinin köy mezarlığında, ülkelerindeki Ekim Devrimi'inden kaçıp İrlanda'ya sığınmış bir avuç Rus'un mezarının başında.

Hâlâ bir sır perdesiyle sarılmış bir girişimi, 1918'de Rus Çarı'yla ailesini kurtarmaya yönelik dikkat çekici bir planın ilk yankılarını orada işittim. Birçok dalıyla köklerini derinlere salan bu gizem araştırdığım en güç öykülerden biri oldu.

Rus Devrimi'nin ateşli günlerinde St.Petersburg'da başlayan öykü İrlanda'nın köy mezarlığındaki birkaç mezarda son buldu. Aradaysa yirminci yüzyılın en inatçı sırrına cevap verebilecek çok karmaşık bir komplonun çoktan yitip gitmiş ipuçları kaldı.

Bu kitapta adları belirtilen kişilerden çoğu gerçekten yaşadı; Tobolsk'lu Aziz Yuhanna Kardeşliği adı verilen karanlık tarikat da gerçektir.

Okuyacaklarınızdan çoğu gerçekten yaşandı.

Gerisiyse, ufak bir bölümü kurgu; yazarın öyküsüne hayat vermek için kullanmak zorunda olduğu anlatı mozaiğinden parçalar.

Ancak hangi bölümün gerçek, hangisinin kurgu olduğu konusunda kararı size bırakıyorum."

Evet, polisiye/gerilim okumaktan hoşlanıyorsanız Romanov Komplosu ve Glenn Meade biçilmiş kaftan.

İyi okumalar

fy


Hiç yorum yok: