Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

4 Nisan 2015 Cumartesi

che guevara



bunları, bunları söylemek zorundaydım
che guevara, mektup yazmak ilk kez kimin
fikriydi, orada kaldım nedensiz, mektup
kimi kime götürür, kimi kimden getirir
bilsem yazar mıydım yanlış yere
gideceğimi, yanlış yerden geleceğimi
kapılar vardı ya, o kapıları kapatıp
sana her şeyi anlatmaya karar verdim
che guevara, adın zikredildikçe inanç
taşıyor çekilen damarlarıma
ama sana mütevazı bir yalnızlıktan söz edeceğim
bunu söyleye söyleye belki yer kalmayacak
yalnızlığa, yüzyılın içinden geçeceğim

alnından öpeceğim yüzyılın, bize
kayıp giden bir yıldıza inanmayı
öğretiyor ne de olsa, che guevara
üzerine alınma dağların şehre indiğini
o çok inandığın dağlar, şehre indi

hâlâ ağrı, bizi sorarsan hâlâ aynı ağrıyla
inliyoruz, gönlümüz buruşuk
aklımız ermiyor dünya işlerine
sokaklar bolivya dağları
kalbimiz küba sanıyoruz kim bizi sevse
yırtılmış bir haritanın içinde geçiyor hayat
filistin, felluce, tikrit, bağdat ya da sivas
adları değil belki ama hepsinden göğe yayılan
ses ne kadar benziyor birbirine

nicedir akşam olsun diye bekliyoruz
akşam olsun, gidelim arınacak yerlerimize
sen varken de yalnızlık var mıydı che guevara
milyon kişinin yapayalnız kalması var mıydı
durmadan unutuyoruz şarkının sözlerini
akşam olursa her şeyi hatırlarız
her şeye bir çare buluruz akşam inince
biz çok iyi değiliz che guevara
ömür dedikleri bir şey geçiyor
ömür geçiyor
ölüme tahammül kalmadı lehçemizde.

Sinan Oruçoğlu

4 yorum:

yaz-(s)aklan-kaç dedi ki...

çok güzel...

mabelard dedi ki...

Okuyarak kattığınız değer için teşekkür ederim.

Selam ve iyilikle.

kahve telvesi dedi ki...

Arinacak bir yer var mı gerçekten ?

mabelard dedi ki...

Ben, arınmak istediğim anlarda kalbimi Tanrı'ya çeviriyorum.