Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

13 Aralık 2017 Çarşamba

Sütre


                                     -Gazze, Kudüs  ve insanlığa-

Osmanlı çeşmesinin lahitine oturmuş
                                               tarihle yüzleşiyorum
bir ulusun kalbini görmek için çocuklara
çocukların yüzünde okuduğum denize bakıyorum

Can tecrübeyle sabittir ki ten nerede olursa olsun
insan cenneti ve cehennemi en çok orada görür
göz çukurları kılıfsız mucizevî bir kitaptır çünkü
ve her çocuk yüzü okundukça biraz Kudüs’tür,
biraz da Gazze

Osmanlı çeşmesinin lahitinde  
                                         Eyyûbî’yi düşlüyorum
-where is the humanity
-where is the justıce
.
.
.
ürperiyorum

Osmanlı çesmesinin lahitinde göğe bakıyorum
kervanlar geçiyor dilimden
-su
      -su
            yorum

Fatih Yavuz Çiçek
Edebiyat Ortamı Dergisi, Eylül Ekim 2017, Sayı:58


3 yorum:

Aze dedi ki...

Adı niye sütre, merak ettim.?

mabelard dedi ki...

Sütrenin örtü, perde, ceket gibi sözlük anlamları mevcut ancak sözcük engel ve siper anlamında da kullanılabiliyor. Örneğin bizim işyerinde patlayıcı, yanıcı maddeler üretimi yapılan atölyelerde meydana gelebilecek muhtelif yangınların diğer atölyelere sıçramasını engellemek için yapılmış yüksek beton duvarlara "sütre" diyoruz.

Şiire gelince, 'sütre' diyerek İsrail'in Filistin topraklarında yıllardır yürüttüğü işgale ve orada Filistin halkına insanca yaşam hakkı tanımayan İsrail politikalarına karşı sözcüklerle örülmüş bir engel koymak istedim.

Şiirin içeriği üzerine de yazabilirim ancak o zaman sözcüklerin büyüsü kaybolur diye düşünüyorum.

iyilikle kalın.

Aze dedi ki...

Teşekkür ederim açıklama için. Ben, namaz kılarken öne konan "engel" tanımına takılmışım, dönüp de bakmadım başka nasıl okunur diye, ondan şiirin başlığında anlam verememiştim. Aslında çok basitmiş ve ok da iyi oturmuş.

İyilikle.