Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

10 Mart 2015 Salı

Şair Ve Ego


Şairin egosunun şişkin olmasını çok doğal karşılarım. Ben de yazıyor olsam şiirimin en güzel olduğuna inanarak yazarım. Yoksa dünyada sayısız imzanın arasında benim de adımın yer işgal etmesinin bir anlamı yok. Eğer şiirimi yayımlıyorsam, onun çok güzel olduğuna inanıyorum demektir.

Peki, şiir yayımlayanların hepsi böyle mi düşünüyor? Kuşkusuz ki hayır! Kimi 'şair'ler de laf olsun, tencere dolsun kabilinden, bir tutku değil de bir hobi olarak yayımlıyorlar yazdıklarını. Bunlar entelektüel olarak gördükleri gruba dahil olmanın verdiği doyumla yetinirler. Bu grublarla bir masada oturup rakı içerken okudukları bir yerel dergideki yargıları masaya yepyeni şeylermiş gibi döktürerek tatmin olurlar.

Kendisine, daha doğrusu şiirine güvenen kişilerin egosu başkalarını yaralayacak hale gelir çoklukla. Ahmet Hâşim-Yahya kemal arasındaki 'ego çekişmesi' kırıcı boyuta ulaşmış: bu iki büyük şairimiz birbirlerine "Ya seydi!", "Nişli Âgah!" diye hitap etme"küçüklüğünü" de göstermişlerdir.

(...)

Bir şaire Mersin'e davet edilmiş. Bana telefon etti, misafirim olmak istediğini söyledi. Hamfendiyi gidip terminalden aldım, evime getirdim, hazırladığım mezelerin yanına rakıyı da açtım. Bir ara bana "Şaireler arasında sence kalıcı olanlar kimler?" diye sordu. Beğendiğim iki üç şairenin adını verdim. "Başka, başka?" diye sordu. Kendi adını söylememi bekliyordu. "Senin şiirin iyi ama yarına kalmaz," dedim. Hatun bana hakaret etti ve ertesi gün valizini alıp başka bir arkadaşın evine gitti.

Mersin'de şiirini beğenmediğimi söylediğim bir şair arkadaş, bana küstü. Başka bir arkadaşa "Sabit Hoca beni sevmiyor; ama ileride benim şiirimin ne kadar büyük olduğunu anlayacak" demiş. Sadık arkadaş, dilerim yanılan ben olurum. (Burada şairin şiiriyle kendisini özdeşleştirmesi söz konusu; şiirini sevmiyorsanız, kendisini de sevmiyorsunuz!)

Bunlar nereden mi geldi aklıma? Mehmet H. Doğan'ın anılarını anlattığı Şimdi Uzaklardasın'ı karıştırırken altını kırmızıyla çizdiğim "Çok gözlemledim bunu Edip'te: Masada şiir konuşuluyorsa onun merkezinde olmalıydı o" cümleleri sayesinde.

Sabit Kemal Bayıldıran
Varlık Dergisi Sayı: 1287 Aralık 2014

3 yorum:

Dilekçe dedi ki...

Yanlış düşünüyor da olabilirim ama yazıya bulaşmış ellerin hiçbirinde egodan yana değilim. :)

N.Narda dedi ki...

Hah ha, daha birkaç gün önce not defterime şunu karaladıydım: Şairlerin egosu yazarlarınkinden biraz daha mı fazla ne?


:)))

mabelard dedi ki...

"Narcissusun aynasında yalnız kendi suretimiz"