Şiir, Edebiyat, Kültür, Sanat

30 Ekim 2014 Perşembe

Hüzün, Tılsım ve Güzelliğe



I
kalbine giz ağacından bir düşevi kurmalısın Azelya,
kalbine Berlin Duvarı çekilmeden,
             omuzlarına sarmâşıktan kanatlar dikmeyi
berfini,
akrebin girift dansını
öğrenmelisin;
rüzgârla sevişmenin o sımsıcak,
                             o dayanılmaz
                                   hafifliğini

çünkü yaşam;
zamanda parçalanmış en karmâşık puzzle’dır
ve bir yürekten diğerine göçmek,
aşkla
evet, sadece aşkla bütünleşmek içindir Azelya

âh ene’m, âh tılsımlı bel canto!
sen, kitabene ateşten ziyade kar
pencerene gökyüzü motifleri çizmek istiyor olsan da
“rüzgârı yüzünde hissetmedikten sonra 
kanatların hiçbir önemi yoktur”*
öğrenmelisin;
hayatın o gözüpek, delifişek elâ bilgisini

II
kalbine giz ağacından bir düşevi kurmalısın diyorum Azelya
bu bir tedbir;
bu dilek, denizden sana üflenmiş bir kopya

kim bilir,
günün birinde her şeyi yakmak gerektiğinde
yani kanatlarımız kırılmış, mut ormanları çok geride
payımıza büyük puzzle’den biraz kuşe kâğıdı,
biraz iplik,  
bize uçmaktan başka hiçbir alternatif kalmamışsa
o zaman gülümse…
kırmızı bir kelebek ağacı gibi
gülümse.

rüzgâra aldırmadan ipini kıralım uçurtmaların
ki, elbet bir bulutun bahçesine düşer
Leyl’in tanrısal mühründe bütünleşir ömrümüz

Fatih Yavuz Çiçek


*City Of Angels